01.12.2015 - 20:26
Okunma (1742)
Yorum (0)
Paylaş

Yazar hakknda :

Çarpıtılan Tarih ve Kültürümüzde Yozlaşma

Kültürel Yozlaşma, bir şeyin gerçek özelliklerinden uzaklaştırılması ya da uzaklaşmasıdır. Diğer bir deyişle  özünden ayrılma’ dır. Bir şey, gerçeğine bağlı kalmadığında yozlaşmış olur. Buna göre yoz kültür  bir başkasının kültürünü, tarihini  sorgulamadan kabul etmek. Yozlaşmış kültür sorgulamadan, başkasına göre yaşamak. Yozlaşmış kültür ise, kendin olamamaktır. Özgün olmamaktır, taklitçiliktir diye sıralaya biliriz. Kültürel Yozlaşmaya karşı yapılacak şey kendi kültürümüze sahip çıkarak ve başkaları tarafından çarpıtılan kültürümüzün yozlaşmasına neden olan  bireylere  göre yaşamamaktır. Başkalarının kültürel yargılarına göre yaşamaktan kendi kültürümüz  tükenmenin eşiğine getirdik. Toplumların  temelinde yer alan özgün ve farklı bireyler yerine yoz bireyler türedi. Yoz bireyler kendini düşünmeyi düşünemedi. Sırf başkaları uğruna nice kültürel katliamlar, yok oluşlar yaşandı. Hepsi, düşünceleri gördüğü gibi kabullenen, eleştirmeyen bireylerden kaynaklandı. Eylemlerimizi sorgulamadığımız, sırf birisi dedi ya da birisi yaptı diye yapmamız bizi yok oluşun eşiğine getirdi. Kendimiz olamamak, sorgulamamak, yani kültürel anlamda yozlaşmak, temelimizde yer alan özgün birey  modeline uymamaktadır. Bizi insan olmaktan alıkoyan yozlaşmayı merak ederek araştırarak  çözebiliriz. Yaşamımızdaki her şeyi gözden geçirelim. Kimse gerçeklerden korkmamalıdır. Kendini eleştirmek hiç bir zarara yol açmaz. Aksine, Tarihsel kültürel  değerlerimiz geçerli ve doğru ise bunu sağlamlaştırır. Başkasından duyduk, bir yerde gördük diye kabul ettiğimiz şeyleri gözden geçirmek, özgün birey  olma yolunda tarihimizi ve kültürümüzü yozlaştıran ve de çarpıtanlara karşı tarih ve kültürümüze sahiplenmek   bir borcumuzdur.

Araştırmacı-Yazar:Hüseyin ÇIPLAK

 

Henz Yorum Yok.
lk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Gvenlik in Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Says