05.12.2012 - 08:46
Okunma (3019)
Yorum (1)
Paylaş

Yazar hakknda : İstanbul Ünv Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye

İYİ UYKULAR

 

 

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde diye başlıyor tüm masallar

Kral ve kraliçe bir şekilde mutlu sona ulaştırıyor halkı ile birlikte  kızı prensesi . Hep birlikte mutlu yaşıyorlar kral kraliçe ve halk.

Yine masalların birinde bir ülke var ve ülkenin prensesinin bazı sorunları var. Kral üzgün ve çaresiz bir yol aramakta.Sorunlar arttıkça prenses sivilcelenmiş; bu arada halkın küskün çocuklarının da bazı sorunları varmış ve inatla yemeğini yediremiyorlarmış bu çocuklara.

Prensesin üzüntüsü

Yemeğini yemek istemeyen çocukların açlığının da önüne geçivermiş bir anda kral bu ya..

Kralda olsa bir baba evladını üzülmesini ister mi hiç.Kış girmiş yüreğine.Halk üşümüş, kral üşümüş.

Kral böyle düşünüp dururken kara kara.Bazı fırsatçılar ilaçlar satmışlar krala.Kral açmış sarayın hazinesini ne kadar istiyorlarsa almalarını söylemiş.Halkın hakkı bu fırsatçılara gitmiş.Bu arada halkın bazı küskün çocukları açlarmış hala.Yemiyorlarmış hala..Kış girmiş yüreğine analarının babalarının.Açlığı sorgulamışlar

(Eşitsiz gelir dağılımı sonucunda üst katman parasına para ekleyip varlıklarını arttırırken bu arada toplumun alt gelir katmanı neyle uğraşıyordu derseniz?Açlık ve yoksulluk

Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO), 2012 "Küresel İstihdam Raporu"na göre, 2008-2009 yıllarındaki küresel mali krizden bu yana 50 milyon kadar kişi işinden olmuş.Ayrıca dünyada 1 milyar insanın karnı aç.Tüm dünyada yaklaşık 170 milyon çocuk, yetersiz beslenme nedeniyle fiziksel gelişme sorunu yaşıyor ve yılda 2 buçuk milyon çocuk, açlık nedeniyle yaşamını yitiriyor.Bunlar resmi rakamlar.)

Küresel krizle birlikte uygulanan politikalar, ultra zenginleri daha zengin yaparken, yoksulları daha da yoksullaştırarak gelir dağılım dengesini hepten kötüleştirmiş durumdadır...Kötüleşen ve eşitsizleşen gelir dağılımı bireylerin mevcut durumu ile doğru orantılı bir etkiye sahip olup gerçek tam olarak bu iken.

Bu ülkede 4 kişilik çekirdek bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcama tutarı  (açlık sınırı) bin 58 lira 674 kuruşmuş.

Gıda harcamasıyla giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların tutarı (yoksulluk sınırı) ise 3 bin 4 lira 260 kuruş hesaplanmış.

Hesaplanmış hesaplanmasına da nerede o para halkta.Acaba şaka mı diye düşünmüşler ama gerçekmiş.Araştırma sonucu buymuş. Ardından halk toplanmış açlık mı yoksulluk mu diye.Açlığı irdelemişler.Asgari ücretle çalışılsa bile asgari geçim indirimi vs 740,00 civarı ellerine geçiyormuş.Demek ki aç değillermiş.

Yoksulluğu irdelemişler.O hiç değil.O zaman yoksul da değiller.O halde ayaklanmak anlamsızmış.Evlerine dönmeye karar vermişler.Birazdan en sevdikleri muhteşem dizileri başlayacakmış.

Yüksek büyüme hızı, kişi başına düşen "ortalama" gelir, kalkınma hamleleri gibi iktisadi değerler, birey bazında yaşanabilen bu trajedilerin saklanabilmesine olanak sağlıyor.Kaldı ki bazı istatistik kurumlarının oluşturdukları ekonomiyi ölçücü sepetlerindeki saçma sapan  ürün yelpazeleri de bunlara destek sağlıyor.Yani uzun lafın kısası bir masal var ortada okunuyor.Anlatılıyor.Uyutulan insanlık var ortada uyuyor da uyuyor.


İyi uykular..

mehmet ali çabuk
07.12.2012 - 21:07
Misafir

Evrim Hanım'ın bu yazısı uykumu kaçırdı doğrusu. Düşünüyorum da; ayaklansak da mı yaşasak, ayaklanmasak da mı yaşasak. Amaaan be...! Ne yaparsanız ,yapın. Benim uykum var. :)


(Gvenlik in Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Says