26.11.2011 - 16:34
Okunma (518)
Yorum (3)
Paylaş

Yazar hakkında :

Dersim

Yirminci yüzyıl boyunca kurulmuş geç ulus-devletler, tarih yazmak konusunda bir önceki dönemdeki imparatorluklardan ve ilk ulus devletlerden farklı ve daha zor bir hedef belirlediler. Türkiye Cumhuriyeti de buna benzer bir güzergâhta ilerlemeye çalıştı. Yaratılan resmi tarih içinde ulu kahramanlar ve zavallı hainler yer alıyordu. Bu, devletin çeşitli araçları ile ülkenin dört bir yanına empoze edilerek yeni bir gerçek tarih yazımının başlangıcı oldu. Bu gerçek tarih farklı ideolojik, dinsel ve dilsel diğer bütün topluluklara karşı düşmanca bir tavır sergilemekten geri durmadı. Yeni tarih yazımı ise memur sıfatlı tarihçiler aracılığı ile belgelerin, anıların, eserlerin ve gazetelerin yanlı incelenmesi ile ispata konduğu bir süreç ile kendine vücut bulmaya çalıştı. Hatırlanması sakıncalı olan bazı geçmiş verileri sayfalardan silerek veya olmuş tarihi vakaları baştan ret ederek veyahut hiç gerçekleşmemiş bir vakayı olmuş gibi göstererek oluşturulan resmi tarih bizi hakikatten epeyce uzaklaştırmış ve temizlenmiş bir geçmiş olarak karşımıza çıkmaktadır.


Ulus inşa sürecinde tek tipliliği dayatan zihniyet Dersim’i kendine bir mihenk taşı olarak alıp legal ve illegal yollarla Kuyucu Murat Paşa’nın yarıda bıraktığı işi tamamlamaya girişmiş ve tarih yazımı konusundaki devrimsel çabalarıyla tarihi olguların üstünün örtülmesine varana dek çaba sarf etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin günümüze dek süren ‘tek dil ve tek millet’ politikası önce Koçgiri’de ardından Şeyh Sait İsyanı’nda, Zilan’da ve daha sonra Dersim’de ağır katliamlar yaşattı.


4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısı ile Tunceli Tenkil Harekâtına Dair Bakanlar Kurulu Kararı ile resmi anlamda başlatılan operasyon daha önceki raporlarla şekillenmiş ve devlet tepeden tırnağa mesuliyeti üzerine almış olsa bile tarihin çarpıtılması ve inkârı yoluyla tüm sorumluluk ortadan kaldırılmıştır. Günümüzde dahi siyasi ve ideolojik sorumluğun kime ait olduğu konusu belirsizliğini korumaktadır daha doğrusu Dersim katliamı ile yüzleşecek bir siyasi kimlik oluşmamıştır.


Dersim’i inkâr eden CHP’nin AKP’nin tehditleri altında ezilmesi kaygan bir siyasi zeminin hala etkinliğini sürdürdüğünün açık göstergesidir. Dersim’in bir siyasi malzeme olarak kullanılıyor olması ve ortada dönen “özür dileme” polemikleri kamu vicdanında bu katliamın lekelerinin silinmesine bir fayda sağlamıyor olması ne acı bir gerçektir. Her fırsatta CHP ye yüklenen bir Erdoğan ve söylemlerinde bir tutarlılık oluşturamayan sözde Dersim evladı Kılıçdaroğlu ile nasıl bir sonuca varacağımız tam bir muamma.


CHP Dersimle yüzleşmeli, AKP bu konuda samimi ve tutarlı olmalı… Çorum, Maraş, Sivas ve Gazi olayları göz ardı edilmemeli. Koçgiri, Zilan ve Şeyh Sait vakaları Dersim’den ayrı değerlendirilmemeli çünkü hepsi bir bütündür. Bu bütünün parçaları ayrı ayrı değerlendirilirse ulaşacağımız sonuç değiştirilmiş olan tarihin belgelerini destekler hale gelir. Bu olayları müstakil olarak değerlendirmek Seyid Rıza’nın da dediği gibi “Ayıptır, Zulümdür, Cinayettir…”

ayhan öztürk
22.12.2011 - 09:34
Misafir

KİŞİLER BULUNDUKLARI KONUM DOKUNMAZSIZLIK VE SIYASAL HAKLARA SIĞINIP KENDİLERİNE BİR RANT YOLU SAĞLAYIP GEÇMİŞLERİ GÖRMEZDEN GELİP ÜSTELİK BAZI GERÇEKLERİ YANLIŞ YOLLARA SAPTIRMA ÇABASINDALAR.

mehmet ali çabuk
21.12.2011 - 22:27
Misafir

Teşekkürler , Sn. Mehmet Ali ÇIPLAK. Gerçekten muhakeme gücünle ulaştığın sonuçlar, daha berak düşünebilme ve gerçeği daha kolay algılamamıza olanak hazırlıyor.Çorum,Maraş,Sivas ve de Koçkiri, Şéx Said, Zilan,Ağrı, Dersim katliamlarını birbirinden ayırmamız, oralarda kıyılan insanlara haksızlık olur. Sağol ve varol Sn. ÇIPLAK. Sen bizim önemli bir değerimizsin

Halit Seyfi Yücel
28.11.2011 - 22:46
Misafir

Özür dilerken bile bu kadar gayrı ciddi davranan AKP kendisine sadece dikkatleri başka yereçekecek bir malzeme ouşturmuş bunun la CHP ye yüklenmekte, CHP nin başında olan bir dersim evadı ise oy kaygısıyla hareketle kaçamak davranmakta gündemi kapatmaya çalışmakta. Yani dostlar bir bütün olarak tüm katliamları siyasetin tozlu yoarına basamak yapmaktalar. Hiç birinin ciddi bir yanı yok malesef. Genede yukarıda sayılan tüm katliamlar, sürekli gündemde tutulmalı, kamu oyuna gerçeklerin ne olduğu anatılmalıdır. Bu açıdan bu tartışma çok önemlidir.Emeğine sağlı sevgili can.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı