25.05.2014 - 17:19
Okunma (2363)
Yorum (0)
Paylaş

Cinayeti gördük, katili tanıyoruz

Sultan Kılıç


Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şubesi tarafından düzenlenen yürüyüşe çok sayıda insan katıldı.

 

Paşaköşkü Mahallesi, İsmet Paşa Caddesi’nde başlayan yürüyüşte bir tek ortak pankartın taşındığı, bunun dışında herhangi bir pankart taşınmadığı görüldü. Slogan atarak Turan Emeksiz Caddesi boyunca yürüyen kalabalık, AKP ilçe teşkilatı önünden geçerken “Burası, işbirlikçi yuvası!” diyerek haykırdı, ıslık ve zılgıtlarla hükümet aleyhine tezahüratta bulundu.

 

Grup, Emeksiz Caddesi üzerinden PTT binasının önüne geldi. Bazı sivil toplum kuruluşu, siyasi parti ve sendika yöneticilerinin de katıldığı eylemde konuşan PSAKD (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği) Malatya Şube Başkanı Songül Tunçdemir:


“UĞUR KURT ÖLÜMSÜZDÜR


Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Medeni Yıldırım, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik, Berkin Elvan…

 

Son olarak da geçtiğimiz perşembe günü Okmeydanı Cemevi içinde polis kurşunu ile Uğur Kurt canımız öldürüldü!

 

Bir evladımız daha, sırf Alevi olduğu için yine bir Alevi mabedi olan cemevinin bahçesinde, polis tarafından, kameraların önünde katledildi! Klasik faşizan uygulamalarla uzun süredir kamu olanaklarından dışlanan, değişime ve asimilasyona zorlanan, işsiz ekmeksiz yaşama mahkûm edilen gençlerimiz, bu soygun düzenine isyan ediyor ve bu haklı isyanları nedeniyle gözümüzün önünde birer ikişer katlediliyor! Uğur Kurt’un katledilmesinin ardından çıkan olaylarda Ayhan canımız da hayatını kaybetti.

 

Maalesef Alevi düşmanlığı, ayrımcılık ve nefret,  cemevlerimize saldırmaya kadar uzandı!

 

Bu adaletsizliğe, vicdansızlığa karşı yeter artık, diyoruz!

 

“GEZİ, İNSANLIĞIN ORTAK HAYKIRIŞIDIR”


Gezi direnişiyle başlayan süreç, insanlığın ortak bir haykırışıdır. Bu ortak haykırışta Aleviler hep ön saflarda olmuştur. Gezi direnişi sürecinde kaybettiğimiz canların hemen hepsinin Alevi olması, düşündürücüdür. Bu katliamların arkasında sistemin olması, katledilen canlarımızın ve yoldaşlarımızın faillerinin ortaya çıkartılıp cezalandırılmaması, hepimizin gördüğü bir gerçekliktir.

 

İbadethanemiz olan Cemevlerimize ve canlarımıza yapılan bu saldırıların faillerini biliyoruz. Biz,  bu oyunların ve karanlığın farkındayız. Ve yaşadığımız ülkeyi cehenneme çevirmek isteyenleri uyarıyoruz. Bizler, bu ülkenin barışı, huzuru için varız. Bizim düşümüz, ülkemizde kardeşçe barış içerinde bir arada yaşama koşullarının oluşmasıdır, mücadelemiz bunun içindir.

 

“İKTİDAR, VARLIĞINI PARÇALANMAMIZLA SAĞLIYOR”


AKP zihniyeti toplumu böldü, bölündük! Sokakta vurulup düşen genç insan bedenlerine dahi “Alevi mi, Sünni mi acaba?” gözüyle bakar olduk. Yarıldık dostlar! Bu iktidar, sömürü ve soygununu devam ettirmek uğruna ülkemize, milletimize ve birliğimize kıydı; kapanan eski yaralarımızı kanattı: Kurtuluşunu, istikbalini bu yarılmanın derinliklerinde arıyor; lanet olsun!..

 

Evet, kendi ülkemizde esir muamelesi görmeye dayanamıyor, sokağa çıkıyoruz. Bu yüzden AKP hükümetinin bize yönelttiği saldırı, dışlama, inkâr ve nefretin dozu artıyor. Hukukumuz ve yurttaşlık haklarımız gasp ediliyor. Hukuku hiçe sayan devlet, kendi hukukuna dayanarak teşkilatlanmış bir çeteden farksız uygulamalara yöneliyor ve sistematik katliam yapıyor! Devlet, illegal çete gibi yönetiliyor! Tahammülümüz azalıyor; sabrımız çok zorlanıyor.

 

“HRANT’A, HALEPÇE’YE, ULUDERE’YE, ROJOVA’YA AĞLADIK”


Biz, tüm hukuksuzluklardan, tüm katliamlardan sonra hep yollara düştük. Demokrasi, laiklik, insan hakları, emeğin özgürlüğü mücadelelerinde en ön saflarda olduk… Kıyım kıyım kıyıldık, işkencelerden, yağlı urganlardan geçirildik! Hrant’ın katliamı sonrasında; “hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz”, “yaşasın halkların kardeşliği” sloganlarını en çok biz attık;  inandık, yürüdük… Halepçe’ye, Uludere’ye, Rojova’ya en çok biz ağladık…

 

Siyasi iktidar ise hep bölücülük yaptı, ayrımcılık yaptı, çatışma istedi, cinayet işledi. Hükümet, bu tavrını birinci elden Başbakanın ağzından söylüyor “Polisler, nasıl tahammül ediyor? Nasıl bu kadar sabırlı oluyor, şaşırdım.” diyor. Bu söylem, aslında eli silahlı polislere ateş emridir. “Ölen ölmüş geçmiştir”. söylemiyle “unutun” demek isteniyor.

 

“Camiye ayakkabıyla girdiler.” diyerek yalan söyleyen, iftira eden sahte dindarların, cemevimizi kurşunlayarak taammüden, hedef gözeterek cinayet işleyen polisler hakkında hangi işlemi yapacaklarını merakla bekliyoruz. Bu açık cinayet karşısında halen sessizliğini koruyan başta bu ülkenin, hepimizin başbakanı olduğunu iddia eden Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, bütün ilgilileri şiddetle kınıyoruz.

 

22 Mayıs 2014 tarihinde, Okmeydanı Cemevi’nin çevresindeki bir protesto gerekçe gösterilerek ibadethanemize yapılan polis saldırısının kabul edilebilir hiçbir tarafı olamaz.

 

Cemevlerimizde cenaze erkânlarımız bilinçli bir proje ile engellenmeye çalışılmaktadır.

 

Hükümeti, sistemi uyarıyoruz!

 

Elinizi Alevilerin üzerinden çekin!

 

Alevilerin örgütlü gücü, AKP sisteminin tüm karanlık çabalarını durduracak güçtedir.

 

Okmeydanı Cemevi’nde polis tarafından katledilen Uğur Kurt canımızın ve yoldaşımızın katili ya da katillerinin açığa çıkarılması ve hak ettikleri cezayı çekmesi için cinayetin takipçisi olacağız.

 

Uğur’un katilini bulacağız. Uğur’u katleden düzenden de, bu düzenin hamisi AKP iktidarından da hesap soracağız… “

 

sultankilic44@hotmail.com

Keyword : Cinayeti gördük, katili tanıyoruz haberi , Cinayeti gördük, katili tanıyoruz oku , Cinayeti gördük, katili tanıyoruz konusu , Cinayeti gördük, katili tanıyoruz hakkında , Cinayeti gördük, katili tanıyoruz manşeti , Cinayeti gördük, katili tanıyoruz perde arkası , Cinayeti gördük, katili tanıyoruz olayı , Cinayeti gördük, katili tanıyoruz son dakika , Cinayeti gördük, katili tanıyoruz

Hen�z Yorum Yok.
�lk Yorum Yapan Siz Olmak �stermisiniz.


(Gvenlik in Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Says