10.12.2012 - 19:36
Okunma (2906)
Yorum (0)
Paylaş

İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas.

İlginç bir köşe yazısı msn me gönderildi. Uygun bulduğumda yayınlamam istendi. Güncel bir konuya çözüm önermesi açısından önemli bulduğumdan yayınlamaya karar verdim. Çözüm önerisine katıldığımı söylemeliyim . Emeğine sağlık Sayın Murat Bey



DOKUNMA! PARMAK BAS!

 

Açlık grevlerinin ölümsüz bitmesi sevindirici, çok şükür korkulan olmadı. ilk başlayanlarla hasta olanlarda sağlık problemleri var. Tedavileri sürmekte. Açlık grevleri sürecinde çok gerildik toplum olarak. Anadilde savunma hakkı düzenlenecek, 470 gündür avukatlarıyla görüştürülmeyen Abdullah Öcalan’la görüşmeler geçekleşecek, müzakere süreci başlayacak, anadille ilgili düzenlemeler yapılacak… Böylece Kürt meselesinin çözümü için yol alınacak umudu doğmuş, rahat bir nefes almıştık ki BDP milletvekillerinin dokunulmazlıkların kaldırılması gündeme getirildi. Yeniden gerildik.

 

Başbakan, BDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını milletin istediğini söyledi. Neye dayanarak bunu söyledi bilemiyorum. Bu söylemin bir dayanağı var mı? Onu da bilemiyorum.

 

Peki, hedeflenen ne? Böyle bir şeyin gündeme getirilmesinin hükümet açısından faydalı sonuçları ne olabilir? Birincisi, bu bir gerginliğe sebep olacak, gündem değişecek,  belki de perdeleme etkisi yaratacak Patriot füzelerinin konuşlandırılmasını gündemin alt sıralarına itecek. İkincisi, milliyetçi kesime hitap edecek. Üçüncüsü, Kürt meselesinde elini güçlendirecek.. Bunlar, hükümetin istediği sonuçlar olarak mantıklı görülebilir.

 

Ancak, hükümetin, özellikle başbakanın açlık grevlerinin bitirilmesi sonrasında oluşan olumlu hava hakimken, beklentiler oluşmuşken, tam tersi şekilde hareket etmesinin genelde sağduyulu kesimler ve özelde de Kürtler üzerindeki etkisi nedir? Güvensizlik, umutsuzluk.

 

Nereye götürecek bu süreç bizi? Birbirine daha da bilenecek taraflar. Diyalogun yöntem olarak kabul görmediği süreç devam edecek. Acılar yaşanacak, kan ve gözyaşı akacak. Dahası, bunun önüne geçememenin acısı ve ağırlığı ruhlarımızda onanmaz yaralar açacak.

 

Peki, bu durumda akıl, vicdan ve demokrasi  kültürü nasıl davranmayı emreder?

 

En azından, yalnızca BDP li milletvekillerine dokunulmamasını, kürsü dokunulmazlığı hariç bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını…

 

Yasalarımızdaki anti demokratik hususların düzenlenerek adil ve insancıl hukukun hayata geçirilmesini…

 

Milletin iradesine saygılı olunmasını emreder.

 

Sayın Başbakanın sadece BDP milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırması iradesi göstermesi, onlara dokunmak istemesi yerine, Kürt meselesine parmak basması, çözme yönünde irade göstermesi daha hayırlı değil midir?

 

Bunun için gerekli halk desteğine sahip, konjöktör uygunken neden adım atmamaktadır? Siyaseten mi? Kişisel ikbal hesaplarından mı? Başka bir nedenden mi? Hep birlikte göreceğiz.

 

Daha bağımsız konumda olan, bekli de kişisel bir beklentisi olmayan Sayın Cumhurbaşkanının konu hakkındaki söylemi, tutumu içimize bir nebze de olsa su serpiyor. Dokunulmazlıkların kaldırılmasının iyi hesap edilmesi gerektiğini, daha önce de denendiğini, bir faydasının olmadığını söylüyor. İnşallah etkisi olur. Bu söyleme karşın hemen hükümet içerisinden, eskiden sadece başbakandan gelen itiraz ve söylemler, şimdi daha alt kademeden gelmekte. Bu da dikkat çekici.

 

Gündem hızla değişiyor. Muhteşem manevralar izliyoruz.

 

Öğrencilerin kılık kıyafet yönetmeliği değişiyor. Uzun saç bırakabilecek, bazı derslerde örtünebilecek, tayt, mini etek ve dar giyinemeyecek. Önlük ve forma kalkacak. Nerden icap etti bu değişim? Gerekçesi ne? Özgürlükleri hayata geçirmek mi? Tek tipliliği kaldırmak mı?

 

Peki, böyle bir perspektifiniz var da biz mi bilmiyoruz. Hayatın her alanında hayati aciliyeti olan, beklemekte olan o kadar çok mesele var ki.. Buralarda bu özgürlükçü yaklaşımı maalesef göremiyoruz.

 

İtiraz edenler neden itiraz ediyor? Bildiğim kadarıyla en büyük itiraz “biri giyecek, diğeri bakacak, çocuğun psikolojisi bozulacak” söylemidir. Peki, yaşam sadece okulla mı sınırlı? Bu farkı okulda kaldırdık diyelim çarşıda, pazarda, sokakta nasıl kaldıracağız? Esas sorgulanması gereken, adil paylaşımı neden yapamadığımız, gelir dağılımındaki eşitsizliği neden ortadan kaldıramadığız olmalıdır.

 

Siyaseten gerekçeler üretmeden, siyasi kaygılarla hareket etmeden akıllı, vicdani, adil ve ortaklaştırılmış kararlar alıp uygulamanın vakti geldi de geçiyor bile.

 

Dokunma! Parmak bas!

 

 

MURAT ORAL

Keyword : İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas. haberi , İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas. oku , İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas. konusu , İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas. hakkında , İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas. manşeti , İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas. perde arkası , İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas. olayı , İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas. son dakika , İlgi çekici bir yazı: Dokunma Parmak Bas.

Hen�z Yorum Yok.
�lk Yorum Yapan Siz Olmak �stermisiniz.


(Gvenlik in Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Says