10.06.2012 - 17:12
Okunma (4418)
Yorum (0)
Paylaş

AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne

Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı Ali Ekber Baytemur, yaptığı basın açıklamasıyla eğitim öğretim yılını değerlendirerek AKP hükümetini sınıfta bıraktı.

 

Baytemur: “Eğitim sisteminin, eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır karşı karşıya kaldığı sorunlar, 2011–2012 eğitim öğretim yılı boyunca katlanarak artmıştır. Özellikle 12 Haziran seçimleri sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı’na, yıllardır kamuda yaşanan dönüşümün mimarı olan Ömer Dinçer’in getirilmesinin ardından başlatılan piyasa odaklı sayısız proje, angarya çalışma uygulamaları ve son olarak yasalaşan 4+4+4 kademeli eğitim düzenlemesi 2011-2012 eğitim öğretim yılına damgasını vurmuştur.

 

 

Eğitim sisteminde yaşanan sorunlar yıllardır kararlılıkla sürdürülen serbest piyasacı, tüm kamu hizmetleri gibi eğitimi ticarileştirmeyi ve özelleştirmeyi hedefleyen bilinçli politikaların bir birikimi olarak karşımıza çıkmıştır. AKP iktidarı, özellikle geçtiğimiz eğitim öğretim yılında,  söz konusu olumsuz birikimi daha da arttırmak için büyük adımlar atmıştır.

 

 

Kamusal eğitimin zayıflatılması, eğitimin tamamen paralı hale getirilmek istenmesi, ilköğretim ve ortaöğretimde dershanelerin tarihte hiç olmadığı kadar öne çıkması, cinsiyet, etnik kimlik ve mezhep ayrımcılığına ilişkin uygulamaların sürmesi, ataması yapılmayan öğretmenlerin durumu, ücretli-vekil öğretmenlik uygulamalarının devam etmesi, bakanlık teşkilatında ve illerde  yaşanan yoğun siyasi kadrolaşma uygulamaları, hizmetli, memur ve teknik personelin sorunları, üniversitelerde yaşanan soruşturma, akademik ve idari sorunlar, 600’e yakın üniversite öğrencisinin halen tutuklu olması gibi pek çok sorun 2011–2012 eğitim öğretim yılına damgasını vurmuştur. Paralı eğitim uygulamalarına karşı çıkanlar, poşu taktıkları, akademik özgürlük ve demokratik üniversite istedikleri için lise ve üniversite gençliğine yönelik, gözaltı, idari ve adli soruşturmalar, tutuklamalar hız kesmemiştir.

 

Eğitimin ticarileştirilmesine en somut örnek ilimiz öğretmenevinde yaşanmıştır. Van’lı depremzede öğrencilerin öğretmenevi düğün salonunda ve yemekhanesinde çalıştırılmaları vicdanları kanatırken, sorumluların halen görevinin başında olmaları ibret vericidir. Bu örnek bile tek başına AKP’nin eğitime bakış açısını açıklamaya yetmektedir.

 

 

4+4+4 kademeli eğitim sorunları daha da arttıracak

 

4+4+4 düzenlemesi ile “İlköğretimde eğitim parasızdır” ifadesinin kanun metninden çıkarılmış olması, bu hedefe ulaşmak için atılan önemli bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Mesleğe yönlendirmenin 4. sınıftan sonrasına getirilerek, çocuklarımızın erken yaşlarda meslek okullarına yönlendirilmesi ve sermayeye ucuz işgücü olarak yetiştirilmesi söz konusudur. 4+4+4 uygulaması ile ilkokul-ortaokul belirlemeleri, öğretmenlerin norm kadro fazlası olarak yer değiştirmeye zorlanacak olması, bütün ortaokul ve liselerde “seçmeli” olarak getirilen Kur’an ve Peygamberin hayatı gibi dini derslerin ve başkaca dini içerikli derslerin uygulanacak olması, sorunların hangi boyutlara ulaşacağını bugünden göstermektedir.

 

 

Milli Eğitim Bakanı ve Başbakan’ın yaptığı açıklamalar, 4+4+4 düzenlemesi ile ortaya çıkacak sorunlara bulunacak çözümlerin “piyasa odaklı” olacağını açıkça ortaya koymaktadır. “Öğrenciler çoğalacak, okullar az” diyen Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, sorunu kamu özel ortaklığı ile kurulacak “eğitim kampusları” ile çözeceğini; Başbakan Erdoğan ise dershaneleri kapatıp özel okul yapacaklarını dile getirerek 4+4+4 ile sermayenin ihtiyaçlarını giderecek büyük adımların atılacağını açıklamıştır.

 

 

 

 

 

 

Ücretsiz süt dağıtımında yaşanan sorunlar

 

AKP’nin, eğitim alanını her ne pahasına olursa olsun rant alanı olarak düzenleme çabası, süt dağıtımı sonucunda yaşananlarla daha belirgin hale gelmiştir. ‘Mevsimsel süt arzı fazlalığı’ nedeniyle dağıtılan sütlerin çocukları zehirlemesi, ‘çocukların sağlıklı büyüyebilmesi için’ yalanı ile dağıtılan sütlerin gerçekte hangi amaçlarla dağıtıldığını da ortaya çıkardı. Ne yazık ki son yaşananlar, AKP’nin sermayeyi düşünen politikalarının çocukların sağlıklarını, yaşamlarını tehdit edecek boyutlara dahi ulaştığını göstermiştir. Ancak Başbakan’ın, 4+4+4 eğitim sistemini yasalaştırma, şehir tiyatrolarını özelleştirme konusundaki ısrarı, süt dağıtımında da karşımıza çıkmıştır.

 

 

Eğitimde angarya çalışma uygulamaları artmıştır

 

2011-2012 eğitim öğretim yılında dikkat çeken bir diğer sorun eğitim emekçilerine yönelik angarya çalışma uygulamalarının artmış olmasıdır. Öğretmenler asli görevleri olan ders anlatma dışında Öğrenci Koçluğu, Eğitim Harcamaları Anketi (TEFBİS), İlköğretim Kurumları Standardı Anketi (İKS), mahallelerde okuma yazma bilmeyenlerin tespiti çalışması gibi ek çalışmalar yapmaya başlamışlardır. Eğitim-öğretim yılı başında gündeme getirilen ADEY, RİDEF, RİTA, “Aile Öğretmenliği Projesi”, Okullar Hayat Olsun Projesi vb gibi uygulamalarla, öğretmenleri mesai saatleri dışında angarya ve esnek çalıştırmaya dönük adımlar hızlandırılmıştır. Artan iş yükü nedeniyle eğitim emekçilerinin görevini sağlıklı bir şekilde yerine getirmesi giderek zorlaşmıştır.

 

 

Öğretmenlerin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarının çözülmediği, 300 bini aşkın işsiz öğretmenin atamasının hala yapılmadığı, angarya çalışmanın yaygınlaştığı koşullarda nitelikli bir eğitim hizmetinden bahsetmek mümkün değildir.

 

 

Yükseköğretim alanında yaşanan ticarileştirme süreci bütün hızıyla sürmektedir. YÖK başkanı değişmiş ancak, YÖK’ün paradigması değişmemiştir. AKP baskısını artırarak yeniden yapılandırmaya çalıştığı üniversitelerde; eşit, parasız, bilimsel, demokratik, anadilde eğitim isteyen, üniversitelerin ticarethane haline dönmesine, öğrencilerin müşteri olarak görülmesine karşı duran, özgürlük isteyen öğrencilerin sesini susturmak için elinden gelen her şeyi yapmaktadır.

 

 

Eğitim sisteminde yaşanan ve burada ancak bir bölümüne değindiğimiz sorunlar, yıllardır ısrarla sürdürülen serbest piyasacı, diğer kamu hizmetleri gibi eğitimi ticarileştirmeyi ve özelleştirmeyi hedefleyen bilinçli politikaların bir birikimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

 

Okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim yatırımlarına, ders kitaplarının hazırlanmasından eğitim yöneticilerinin belirlenmesine; sınıf mevcutlarından eğitimin bilimsel, demokratik, laik yönünün geliştirilmesine; derslik, okul, öğretmen açıklarından eğitimin genel bütçe içindeki payına kadar, eğitimin hemen her konuda sorunlar acil çözüm beklemektedir. Hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimin giderek ağırlaşan sorunlarını çözmek için acilen somut adımlar atması zorunludur.

 

 

2011-2012 eğitim öğretim yılında AKP hükümeti ve Milli Eğitim Bakanı sınıfta kalmıştır. Sınıflarını geçmek istiyorlarsa öğretmenlerini dikkate almalarını ve dinlemeleri gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.” dedi.

 

 

Sultan KILIÇ sultankilic44@hotmail.com

Keyword : AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne haberi , AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne oku , AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne konusu , AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne hakkında , AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne manşeti , AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne perde arkası , AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne olayı , AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne son dakika , AKP'ye Eğitim Sen'den Kara Karne

Hen�z Yorum Yok.
�lk Yorum Yapan Siz Olmak �stermisiniz.


(Gvenlik in Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Says