14.02.2012 - 21:02
Okunma (78)
Yorum (0)
Paylaş

Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti?

Abuzer Karadağlı’nın Çığlığını Duyan Vicdan Çıkar mı?


Adalet, güçlünün yanında mı; haklının yanında mı?


Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde on bir yıl çalıştıktan sonra işten atılan Abuzer Karadağlı, 22.06.2011’den bu yana işsiz; ama dört kişilik ailenin yaşamı sürüyor. Abuzer Karadağlı’nın 13 ve 14 yaşlarındaki iki çocuğunu okutma; ailesini barındırma, giydirme, tedavi etme, besleme; kısacası yaşama ve yaşatma mücadelesi sürüyor.

 

1975 Adıyaman doğumlu, lise mezunu olan Abuzer Karadağlı, 25.02.2001 tarihinde Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde hasta bakıcı olarak işe başlıyor. İnönü Üniversitesi’nin ihalesini kazanan firmanın, dışarıdan işgücü alım yöntemiyle işe aldığı elemanlardan biridir Karadağlı.

 

“Trilyonlarını değil, işimi istiyorum”


Bana trilyonlar da verseler kabul etmeyeceğim; işimi istiyorum. Bu artık benim için bir onur sorunudur. Kimseden bağış, yardım dilenmiyorum. Gasp edilen hakkımı istiyorum. Yolu nereye giderse gitsin, peşini bırakmayacağım. Bu ülkede yetkililer var sanıyordum; yanılmışım, diyor.

 

İşinizden sizi nasıl ve neden ayırdılar, diyorum. Abuzer Karadağlı, iş hukuku konusunda profesör olmuş sanki. Hastalar, biraz doktor; hükümlüler de biraz avukat olmak zorunda kalırlar ya Karadağlı da öyle, iş hukukunda uzmanlaşmak zorunda bırakılmış.

 

‘Güneş, çarık sıkar; çarık, ayak sıkar.

 

“Sendikal faaliyetlerde bulunmam, özellikle de Devrimci İşçi Sendikası’na üye olmam, işverenlerce hoş karşılanmadı. Bir de yaptıkları haksızlığı, basın aracılığıyla kamuoyuna duyurunca bana ‘Güneş, çarık sıkar; çarık, ayak sıkar.’ diyerek benden rahatsız olduklarını… Açıklamalarımla, sendikal gücümün verdiği dirençle, bilinçle hak arama çabalarımla onlar için ben, ayaklarını sıkan çarıktım artık. Benden kurtulmaları gerekiyordu.

 

457’ye 4 (B) kadrosunun hastanede dağılımı yapılırken hizmet süresine ve KPSS puanına bakılmaksızın, keyfi hareket ettiklerini saptadım ve açıkladım. Ben KPSS’den 62,22 puan aldım, atadıkları kişi 55 puan aldı. Ben on bir yıllık çalışandım, atadıkları kişi benden çok sonra girmişti işe.

 

“Önce takdirname verdiler, sonra işime son verdiler.”


İşte bu haksızlıklar karşısında susmamam, daha önceki sendikal faaliyetlerim ve siyasi görüşüm işverenin hoşuna gitmedi. Hasta bakıcı olarak görev yaparken beni temizlik işine verdiler önce. Nasılsa kendine yediremez, işi kendi bırakır, diye düşündüler. Baktılar ki ben direniyorum, çalışıyorum. Önce takdirname verdiler, sonra işime son verdiler.

 

İşime son verirken katmerli cezalandırdılar. SGK’nin disiplin kodu olan kod 26 kapsamında iş akdime son verdiler. Bu maddeden dolayı işsizlik ödeneğinden de yararlandırılmıyorum. Ailemi geçindirme, yaşatma şansıma ikinci bir darbe vurmayı ihmal etmediler.” diyor.

 

Mücadelesini sürdürürken hangi kurunlara başvurduğunu soruyorum, Abuzer Karadağlı:

 

Malatya Barosuna başvurdum. Tüzel olarak davamı sahiplenmelerini, açıklama yapmalarını beklemiştim. Bana avukat yardımında bulunabileceklerini söylediler; ama DİSK’in bana sağladığı avukat, davamla ilgileniyor. İş Mahkemesinde davam sürüyor. Bu mart ayında 3. duruşma yapılacak.

 

İnsan Hakları Malatya Şubesine başvurdum, insanlık suçu işlendiğini bildirdim. Dosyamı inceleyerek bir rapor hazırladılar, basın açıklamasıyla yanımda yer aldılar.


Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonu’na ve Başbakanlık Bilgilendirme Merkezine yazdığım dilekçelerde uğratıldığım haksızlıkları anlattım. Yanıt bekliyorum.


“AKP’nin ilgi alanına girmiyormuş”

 

Ak Parti il örgütüne başvurdum. Defalarca başvurduktan sonra kabul edildim. Onda da bu konu bizim ilgi alanımıza girmiyor, diyerek beni başlarından savdılar.

 

Mazlum Der Malatya Şubesine de ilk fırsatta başvuracağım.

 

Malatya Valiliği İnsan Hakları Komisyonuna başvurdum. Onlar da İnönü Üniversitesi’ne yazmışlar durumu. İnönü Üniversitesi Rektörlüğü, yanlış bilgilendirmiş Valilik İnsan Hakları Komisyonunu. Böyle bir çalışanımız yok, demişler. 4857 sayılı yasanın 2. Maddesi dikkate alınmayarak böyle bir çalışanımız yok, demişler.

 

“Asıl işverenim, İnönü Üniversitesi’dir”


Oysa benim işverenim olan Zaloğlu LTŞ, Malatya İnönü Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı, ondan ihale kazanarak, üniversitenin denetiminde işçi çalıştıran taşeron konumundadır. Benim üst işverenim İnönü Üniversitesi Rektörlüğüdür.

 

“Aleyhime düzenledikleri uydurma ifadeyi zorla imzalatmışlar”


Benimle birlikte üç kişiyi işten çıkardılar. Çalışanlardan birine baskı yapmışlar. Benim aleyhime ifade verdirerek zorla imzalatmışlar. Bu insan da vicdanlı biriymiş ki düşünüp tşınmış, rahatsız olmuş. Bakın, telefon mesajı hâlâ duruyor. Mustafa Topal adlı kişi, mesajında yazmış, Zaloğlu LTŞ işverenin benim aleyhime iftiralarla dolu düzmece ifade yazarak zorla imzalattıklarını itiraf ediyor. Mahkemeye gelerek taık olarak bunları anlatabileceğini yazıyor.” diyerek telefon mesajını okutuyor. Ve ekliyor işsiz Abuzer Karadağlı:

 

“Beni işsiz bıraktıklarından beri ne iş olsa yapıyorum. En çok da inşaatlarda çalışıyorum; ama kışın inşaatlarda durgunluk olunca ailemi geçindirmekte çok zorlanıyorum. Okutmak zorunda olduğum iki çocuğum var. Adaletin, güçlünün yanında değil; haklının yanında olacağına inanmak istiyorum.” diyor.

 

Sultan KILIÇ sultankilic44@hotmail.com

Keyword : Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti? haberi , Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti? oku , Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti? konusu , Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti? hakkında , Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti? manşeti , Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti? perde arkası , Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti? olayı , Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti? son dakika , Abuzer'i ve Ailesini Kim Açlığa Mahkum Etti?

Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı