21.11.2011 - 22:43
Okunma (24388)
Yorum (0)
Paylaş

Güneşini yolla Bana

Golsüz sona eren Beşiktaş-Galatasaray derbisinin kuşkusuz en güzel yanı Beşiktaşlı taraftarların maçın 65.dakikasında Van’daki depremzedeleri unutmadıklarını gösteren eylemleriydi.

Van’ın plaka numarası olan 65.dakikada soyunarak üstünde “Güneşi yolluyorum sana dayan/ Biz varız üşümeyeceksin Van” yazılı dev bir pankart açan Beşiktaşlı taraftarlar böylece hem Van’a destek mesajlarını gönderdi, hem de depremin medyanın gündeminden yavaş yavaş silindiği şu günlerde memleketin gerçek gündeminin ne olması gerektiğini hatırlattı.

Deprem, artık medya için eski reytingini kaybetmiş olabilir fakat depremzedelerin sorunları olduğu gibi hatta soğukla birlikte artarak devam ediyor. Bir yanda boş duran TOKİ konutları, öte yanda çadır şartlarında soba gazından, yangından, zatürreeden ölen çocuklar...

Hükümet, depremi tamamen siyasi(BDP’ye karşı) ve ekonomik(kentsel dönüşüm fırsatçılığı) rant fırsatına çevirmek için binlerce insanın hayatına kast ederken ülkenin en sıcak gündeminden “Van’ı unutmayın” mesajı vermek kuşkusuz çok, çok, çok önemlidir.

MEGAFONU KULLANMANIN DOĞRU YOLU

Sporun kitleselliği ve nüfuz gücünün verdiği “megafonu” kullanmanın etkili ve doğru yöntemlerine en güzel örneklerinden biri budur işte. Tabii ki taraftarların yine depremde yaşamını yitiren Japon Doktor Miyazaki için pankart açmaları da anlamlıydı.

Bu tip jestleri, duyarlılıkları yapmakta özellikle Beşiktaş taraftarının, Çarşı’nın üstüne yok. Bunu biliyoruz. Fakat Pazar akşamı her şey toz pembe de değildi. Maçın pek gergin de geçmediği düşünülürse sahaya yağan pet şişe, çakmak ve bilumum “yabancı madde” ile birlikte küfür korosu yukarıda bahsettiğimiz tüm bu güzellikleri neredeyse unutturmaya çalışır gibiydi.

Çokça söylenir, tribünler toplumun aynasıdır diye. Erkeğin bu kadar egemen olduğu bir ortamda bunun gerçekliği ancak “görünen” ile sınırlıdır ve tahlillerimizde bunu gözden çıkartmamız önemlidir fakat sahip olduğu gerçeklik payını da yadsıyamayız.

Bu açıdan bakıldığında dün akşam ülkenin batısındaki bir futbol tribünün performansı ister istemez akıllara ülkenin batısının “deprem seferberliği” karnesini de getirdi. Selahattin Demirtaş’a, “Yardımlarda kardeşlik kokusu var” dedirten muazzam çabayı mı, içinden bayrak, taş, sopa çıkan iğrençliği, insandışılığı mı öne çıkaracağız?

Kuşkusuz ikinci gerçekliği unutmayacağız ve onunla mücadele edeceğiz ama megafonumuzla barışı ve kardeşliği hatırlatanı daha çok haykıracak ve önemseyeceğiz: “Güneşi yolluyorum sana dayan/Biz varız üşümeyeceksin Van.” Kendi çelişkilerimizle, Van’ı bu hale sokan siyasi zihinle, Van’a gönderilen taşlarla ve dün tribünden atılan çakmaklarla mücadele etmenin en etkili yolu budur çünkü.

 

Kaynak: Evrensel

Keyword : Güneşini yolla Bana haberi , Güneşini yolla Bana oku , Güneşini yolla Bana konusu , Güneşini yolla Bana hakkında , Güneşini yolla Bana manşeti , Güneşini yolla Bana perde arkası , Güneşini yolla Bana olayı , Güneşini yolla Bana son dakika , Güneşini yolla Bana

Hen�z Yorum Yok.
�lk Yorum Yapan Siz Olmak �stermisiniz.


(Gvenlik in Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Says