Malatyalı Azzet Bibi (2)
MALATYALI AZZET BİBİ; TECDE, BARGUZU, ÇIRMIHTI YOLLARINDA (2)
“Ağaçları Kesenlerin, Boynu Altında Gala Çağam…”
Çırmıhtı’nın Malatya Caddesi’ndeki Yeşilyurt Girişimci Kadınlar Derneği’ni ziyaret ediyoruz. Dernek yönetimi ile görüşüp Azzet Bacı ve Hamdi Dayı geleneksel giysili bebeklerin fotoğraflarını çekiyoruz. Karaman Valiliğinin davetlisi olarak Karaman’da Malatya’yı Azet Bacı ve Hamdi Dayı geleneksel giysili el yapımı bebekleriyle temsil ettiklerini, onurluklarını alarak Çırmıhtı’ya döndüklerini öğreniyoruz. Karaman Valiliği, Karaman bebekleri projesinin kabulü törenine bu alanda başarılarını kanıtlayan illerin ustalarını çağırmış. İzmir, Ardahan, Kayseri ve Malatya’dan geleneksel giysili bebek yapım ustalarını davet etmiş. Azzet bibinin ağzı açık kalıyor; hayranlığından mı, kıskançlığından mı, öfkelendiğinden mi, birazdan anlarız nasılsa, diyorum içimden.
Azzet bibi başlıyor: “Çağam, Garamanlılar daha yolun başındeyken beyle törenler yapıylar. Siz, bıldırdan beri Azet Bacıynan Hamdi dayıyı geydirip guşatıysığız. Beni de davat ediysiğiz, sağ olasığız. Emme ben, sizin yanığızda Çırmıhdı gaymakamını da belediye başganını da bir kerecik göremedim. Bu yüce makamdakilerin, sizden habarları yoh mu? Haydı, burunlarının ucunu göremiyilerse, gazataları da mı ohumuyular? Garaman valisi gader olamıylar mı? Siz, gendiyizi paralarken gaymakamnan belediye başganığız sizin eliğizden dutmuyu mu?”
Azzet bibi, siyah beyaz kareli çarşafını başına örtüyor. Dernekten Refika Uçar ve Gülderen Özcan, bu sıcakta yola koyulmayın, gidecekseniz de dolmuşla gidin, diye ısrar etseler de Azzet bibiye engel olamıyorlar. “Artıh, yörep bayır vız gelir. Hersimden şişdim anam. Gon ki yeriyem de aççıh irahatlıyam.” diyerek çarşafını savurarak çıkıyor yola.
Malatya’ya dönmek üzere Çırmıhtı’dan bayırı tırmanıyoruz Gedik’e doğru. Aşırı sıcak; ama Azzet bibi hiç yakınmıyor. Yürümeyi kendi istedi ya. Çalışkan, becerikli, yetenekli bu kadınların çabalarına kayıtsız kalan, onlara destek olmayan kaymakamla belediye başkanına da sinirlendi. Öfkeli ya da sevinçli olduğunda Azzet bibinin hızına yetişilmiyor.
Çırmıhtı’nın çıkışında, bölünmüş yolun ortasındaki yeşil alanda dört oğlan çocuğunu, çimenlere yüzükoyun uzanmış görüyoruz. Boş durmuyor çocuklar. Şemsiye gibi bir dut ağacının altına siperlenmiş, geçen arabalara taş fırlatıyorlar. Araçlar, bir an duraklar gibi oluyor, sonra hızla uzaklaşıyor.
Azzet bibi durur mu? Seğirtiyor çocuklara doğru. Azzet bibinin, siyah beyaz, kareli çarşafını savurarak kendilerine doğru hışımla yöneldiğini gören çocuklar, ellerindekini altlarına saklıyorlar. Azzet bibinin işaret parmağı, ok gibi fırlıyor hedefine. “Hele hele, eşek gafalılar. Gafanızı da gömün otlara. Eyi bi şey yapdığınız üçün mü sahlanıyısığız? Araba sürenler, sizin yüzüğüzden gaza yapsalar, yazıh günah degil mi?” diyor. Çocukların, geçen araçlara taş fırlatmalarının sebebini anlamaya çalışıyorum.
Şentepe İlköğretim Okulu 6., 7., ve 8. Sınıfında okuyan Adıyaman- Çelikhanlı Yahya, Talha, Musa ve Ceyhun. Musa, dolmuş muavinliği yapacakmış, daha ilk gün cebinde bir lira kaldığı için ustası tarafından hırsızlıkla suçlanarak işten çıkarılmış. Yahya, kayısı işine gitmiş; ama beceriksizliği yüzünden kovulmuş. Ceyhun, uyanamadığından kayısı işine gidememiş. Talha da oruç tuttuğundan kayısı işine gidememiş. Büyüklerin yedi saatlik gündelik çalışma ücreti 35 lira; küçüklerin gündeliği de 23 liraya geliyormuş. Mesai (mesaiyi de öğrenmişler bu yaşta)’ye kalırlarsa da 25 liraya geliyormuş. Günlüklerinin 2-3 lirasını da çavuş (işçilere komuta eden) kesiyormuş. Bunlar, kendi ifadeleri. Zaman, bir türlü geçmiyormuş, can sıkıntısından gelip geçen araçları taşlayarak eğleniyorlarmış.
Bir daha araçlara taş atmayacaklarına ilişkin söz alıyoruz çocuklardan. Çocuklardan ayrılınca Azzet bibi bu kez de belediyelere ders veriyor: “Aha bu çocuhlara bir yer açsalar. Bu uşahlara orada sipor, iresim, müzük, tiyatora, çanah çömlek yapdırsalar. Bu sabiler de eyi bi şey örgenirler. Sıhıntıdan onun bunun arabasını daşlamazlar çağam.” diyor.
Çırmıhtı’nın çıkışından yine güneye yönelip Tecde’nin bahçelerinin arasından geçen kanal boyunca yürüyoruz. On -on iki yaşlarında bir grup oğlan çocuğu kanala atlıyor, çırpınıyor. Kanaldan çıkıp titreyerek güneşte ısınıyor yine atlıyor. Cırcır böceklerinin, karamıkların arasından ilerlerken iki oğlan çocuğuna daha rastlıyoruz. Kanala atlıyor, çırpınıyor, çimiyor; çıkıp asfaltta ısınıyorlar. Oysa kanala, evlerden çöp atıldığını görüyoruz. Yeşil görünüyor, coşkuyla çağıldıyor; ama her tür atık maddeyi de taşıyor.
Tecde’nin yemyeşil meyve bahçelerinin içerisine tabelaları dikmişler: X inşaat… X evleri… Meyvecilik Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü ile Tecde bahçelerinin arasındaki yola girince ilk darbeleri de görüyoruz. Ceviz ağacını, başındaki meyvelerinin olgunlaşmasını beklemeden kesip yol kenarına atmışlar. Bahçelerden gelen hızar makinesinin hoyrat sesi, yüreğimizi burkuyor. İmar izni verilen Tecde bahçeleri, beton yığınına dönüşecek böylece.
Yerlere saçılmış, kararmış cevizleri görünce Azzet bibi öfkeleniyor: “Suların patır patır ahdığı şu gözelim bahcaları hızara verip doğrayacahlar. Meyvecilik enisdüsünü de Akçadağ’a yollayıp bu ağaçları da hızardan geçirecekler. Allah belanızı vere. Boyunuz devrüle. Boynunuz altında gala… Hariği takada galasıcalar…
Buraların arazileri, mütayitlerin işdahını gabartıyı çağam. Zenginlere, hatirli yandaşlara hediye ediliyi Malete’nin bahcaları bağları. Gözel valimiz de getmiş, Beydağı’nın gayalarını gırdırıp çanahlara torpah dolduruyu. Çanahlara çam dikiyi. Daş çanahda ağaç olur mu? Ağaç dediğin gendi gader kök salar. Kökünü nereye yollayacah bu ağaçlar ey vali?
Bülmem gaç kilometrelik boru döşüyü, teeey nerelerden su getiriyi ki Beydağı’nı yeşillendire. Ölme Azzet bibi ölme… Hazır yetişmiş bahcaların kesilmesine izin veriysin, soyna da iğneynen kuyu gazıyısın ki Beydağı’nı ağaçlandırasın. De şimdi ben ne diyem bunnara gurban?
Malatya merkezindeki olumsuzluklardan kent dışına kaçmıştık oysa. Doğayla baş başa güzel bir gün yaşayacak, yürüyerek gezecektik Tecde’yi, Barguzu’yu, Çırmıhtı’yı. Gezdik de olumsuzluklar hep mi bizi buluyor?
Yazı dizisiyle ilgili resimler
Sultan KILIÇ sultankilic44@hotmail.com
Keyword : Malatyalı Azzet Bibi (2) haberi , Malatyalı Azzet Bibi (2) oku , Malatyalı Azzet Bibi (2) konusu , Malatyalı Azzet Bibi (2) hakkında , Malatyalı Azzet Bibi (2) manşeti , Malatyalı Azzet Bibi (2) perde arkası , Malatyalı Azzet Bibi (2) olayı , Malatyalı Azzet Bibi (2) son dakika , Malatyalı Azzet Bibi (2)
Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.

Güncel Haberler
- Vanlı Depremzede Çocuklar Çalıştırılıyor İddiası
- Kayıp Yakınlarının Zehir Zıkkım Anneler Günü
- Özgürlükten Başka Her Şey Satılık
- Aleviliğe Sapkınlık Suçlaması İddiaları Mecliste
- CHP Malatya Kadın Kollarından Anneler Günü
- Yeşilyurtlu Girişimci Kadınların Huzurevindeki Ann..
- Yeşilyurt'ta Scrabble Katıl, İngilizce Öğren
- "Pir Sultan Abdal Derneğini Sapkınlıkla Suçla..
- Lezzet Kâşifi Mehmet Yaşin, Malatya Mutfağı'nda
- "Yargı Kararları Tecavüzcüleri Cesaretlendirm..
- Malatya'nın Milyarlık Fidanları Yargıya Taşındı
- Deli Rüzgâr Şemsi Belli Anıldı
- Seyit Rıza'nın 75 yıl sonra ortaya çıkan mektuplar..
- İYAD Malatya Şubesi 1. olağan kongresini gerçekleş..
Yorumlanan Haberler
AYDIN GÜÇLÜ ATMANOĞLU
04.05.2012 - 16:57
Vefat / Gülali PARLAK (Gavur Ali)
Halit Seyfi Yücel
25.04.2012 - 22:11
PSAKD'da Yeni Genel Başkan Bir Atmalı
bırindar
23.04.2012 - 19:43
PSAKD'da Yeni Genel Başkan Bir Atmalı
ali
22.04.2012 - 15:04
Romanov Koyunlarını Almanya'da çalışan bir iş..
S.Yalçınkaya
11.04.2012 - 13:34
CHP Malatya'da "Dalbastı Baba" Oyun..


















