atmalilar.org.tr

Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  

Haberler:

Atmalı Boylardan Temsilciler Sitemizde Görev Aldıkça O Boya-Kabileye Ait Bölüm Eklenecektir

Sayfa: [1]   Aşağı git

Gönderen Konu: SOYUM TÜRK, BOYUM KÜRT- KÜRTLER TÜRK MÜDÜR?  (Okunma sayısı 2575 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

atmal?o?lu

  • Yeni Üye
  • *
  • Teşekür: +4/-3
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 39
SOYUM TÜRK, BOYUM KÜRT- KÜRTLER TÜRK MÜDÜR?
« : Ocak 26, 2009, 05:30:08 ÖS »

                                                    GUR(T) BOYLARI
                Nuh’un 4 oğlundan biri olan YASEF’ten doğan TÜRK’ten adını alan TÜRKLERİ; GURANİ ve TURANİ olarak ikiye ayırtmaktayız. Bu iki ismin UR veya URARTU medeniyeti ile ilişkisini görmekteyiz. UR’un başına G harfini getirdiğimizde GUR(ani), T harfini getirdiğimizde TUR(ani) olur. Türk olan SUGURların(Sümerler) baş şehri UR(fa) kentinin de GURANİ ve TURANİlerle ilişkisi vardır. GURANİLER; Gurmançlar, Lurlar, KelGURlar ve Kırtlar(Dımbıli-Zaza) olarak ayrılılar. Zaza’lara DIMBILİ(Dumbelular) de denilmektedir.
              UR diye adlandırılan bir uruk, Türkçe'de bir kural olarak görülen sesli harflerin önüne bir (G) veya (K) veyahut (H) veya (KH) gibi sessiz harflerin gelmesi ile sonraları GUR, KUR, HUR biçimine girmiştir. Kaşgarlı Mahmut Divanında bu kuraldan söz etmekte ve Emir yerine Khamir deyiminin Oğuz-Türkmen ağzına göre olduğu açıklanmaktadır.((1.c.s.112)) Tarihi Arzan’a Garzan denilmesi de bu sebeptendir.
Türkler, Ergenekon’da yol gösteren KURT’un adını 24’lü teşkilatlanmada kullanmışlar ve kendi boylarının önüne veya arkasına GUR eki alarak Ergenekon’daki Kurt’un adını yaşatmışlardır. Kürtçe’de GUR; KURT demektir. Eski Ana Türkçe’de bir kelimenin sonuna (T) harfi geldiğinde, onu çoğul yapardı. GUR kelimesinin sonuna (T) harfini koyduğumuzda GUR(T) olur. Yani KURTLAR manasına gelir. Rakımı yüksek ve soğuk olan bölgelerde bazı harfler sertleşir. Rakımı düşük olan sıcak yerlerde bazı harfler yumuşar. Bazen “K, G” olur, “T, D” olur. “Ç, C” olur. Anadolu’daki köylü analarımız, GURT, GURBET, GURBAN derler. Yani G ile K harfinin yer değiştirmesi kelimenin anlamını bozmaz. Kürtçe ve Türkçe’de KURT kelimesinin aynı kökten geldiğini görmekteyiz. Kelimenin kökü GUR veya KUR’un sonuna (T) harfini eklediğimizde GURT veya KURT olduğunu görürüz.
Milletlerin boylardan oluşan birer ailesi vardır. Slav boylarına “Slav Ailesi” denildiği gibi, GUR BOYLARIna da “GUR AİLESİ”  diyoruz. Türk Boyları, bu defa GUR BOYLARI, bir başka deyişle GURT-KURT BOYLARI olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bu GUR Boyları incelendiği takdirde, Türk Tarihinin ve Dünya Tarihinin yeniden yazılması gerektiği ortaya çıkarmaktadır. Emin Oktay’ın güdük tarihinin yalan ve yanlışlarla dolu olduğu görülür. Araştırmalarımız GUR'ların 24'lü kuruluşa göre adlanan 24 boyunu da ortaya çıkarmıştır ve her boyun mutlaka GUR ünvanı aldığını görmekteyiz. GURCU’ları(Gürcü) da eklersek 25 boy karşımıza çıkmaktadır. Bulgaristan’da GORA veya GORALILAR olarak adlandırılan boy da bu GUR BOYLARIndandır. Kelimenin aslı GUR’ALILARdır.
   1-ASGURLAR(Asurlar)(Asuri isimlerle Kürtçülük yapanlar, Asurların Türk olduklarını bilseler ne yaparlar acaba?), 2-BEŞGURLAR(Bel Gur-Bulgar), 3-BİTİGURLAR, 4-DİĞURLAR (Digorlar), 5-FİNOGURLAR(Finler), 6-GOGURLAR(GOV GURLAR, Gogarlar) 7-ONGURLAR (Hongurlar, Hunlar, Hungarya, Acarlar, Macarlar), 8-KANGGURLAR(Kangal), 9-KUTRİGURLAR, 10-LİGURLAR (Lekler, Lazlar), 11-OGURLAR (Oğuzlar), 12-SALGURLAR(Salur), 13-SARIGURLAR (Sarıuygur), 14-SÜGURLAR (Sümerler), 15-SİGURLAR, 16-TABGURLAR (Taballar,Taburlar), 17-TUGGURLAR (Tokarlar, Töker, Döger ), 18-TOKUZGURLAR (Dokuz gurlar), 19-ULZİNGURLAR (Ulus), 20-UTİGURLAR (Uti, Eti, Hiti, Hati, Etiler-Hititler), 21-UYGURLAR, 22-ÜGURLAR (Üçgurlar), 23-VİGURLAR (Vugullar), 24-İGURLAR 25-GURCUlar (Gürcü), 26- YAZGUR (Yazır). GUREYŞİ (Kureyş Kabilesi) ve GURAN (Kuran) ile GUR ilişkisine daha sonra değineceğiz.
Bu 24 GUR BOYUndaki GUR kelimesi zamanla GAR veya AR şeklini almıştır. MacAR, AcAR, HunGAR, BulGAR gibi anılan boylar da Türk’tür. Tarihte Afganistan’da kurulan bir GUR DEVLETİ de vardır. Bunu Saka/İskitler, yani Hunlar kurmuşlardır. Afganlılar’a GURLULAR denilmektedir. Afganlı Özbekler URduca konuşurlar. Bunun da UR Medeniyeti ile ilgisi vardır. Bu GUR DEVLETİnin dünya hakimiyeti vardır. Bu Devletin hakanına GURHAN diyorlar ki; bu kişi OGURHANdır. Dilciler Türkçeyi LİR ve ŞAZ Türkçesi olarak ikiye ayırtmaktadırlar. L’nin yerini Ş, İ’nin yerini A, R’nin yerini Z alınca ŞAZ Türkçesi ile konuşulmuş olur. OGURLAR, İslamlaştıktan sonra ŞAZ Türkçesi ile konuşmaya başlamışlar. Arapça’daki (Ra) harfinin yerini (Ze) harfi alınca; (Ra)nın üzerine bir nota konularak (Ze) olarak okunmaya başlanmış ve OĞUZLAR olmuştur. Bu tarihten sonra da OGURHAN, OGUZHAN olarak okunmaya başlanmıştır. Yine Cengizhan’a da lakap olarak GURHAN denilmiştir. Bir başka deyişle  KURTHAN denilmiştir.
            Gelelim KURT-KÜRT ilişkisine. Kürtler kendi aralarında birbirlerinin boylarını sorarken “Tuyi Kurda mı?” yani “Sen Kürt müsün?” sorusunu sormazlar. “Tuyi Kurmonca mı?”, yani “Sen Gurmanç mısın?” sorusuna karşıdaki; “Azi Kurmoncım” “Ben Gurmancım” diyerek cevap verirler. Kürtçe GUR, KURT manasına gelir demiştik. MEN, MAN adam, kişi, şahsiyet manalarına gelmektedir. Yani farkında olmadan Kürt, Kürde “Sen KURT ADAM mısın?” diye sorar, diğeri de farkında olmadan “Evet, ben KURT ADAMIM” diye cevap verir. Buradaki GUR Türkçe’dir, çünkü ileride GUR’un kökünün GURT ve KURT olduğunu göreceğiz. “Az, Azım; Öz, Özüm” kelimesi ile aynı kökten olup Türkçe’dir. Men(Azerice), Ben, Mın(Uygurca,Kürtçe), Man(Latince) da Türkçe’dir. Öyle ise Kürtçe sanılan bu üç kelime ile sorulan soru ve verilen cevap tamamen Türkçe’dir.
             Prf. Dr. De Groot “Die Hunnen” adlı kitabında; Oğuzhan’ın torunlarından birinin adı “KÜRT” olarak geçer. Yine Göktürk Alfabesi ile yazılı olan Eleğeş Anıtı!nın 8. satırında; “Men Kürt Elhan’ı Alp Urungu. Altınlıg Kesiğim, bantım belim okluğumu bağladım, kırkdokuz yaşında öldüm” diyor. Kitabede geçen Alp Urungu, İranlılar tarafından hile ile zehirlenerek öldürülen Alper TUNGA’dır(Afrasyap). Alper Tunga’nın hem Kürtler’in, hem de Türkler’in Hakanı olduğunu anlıyoruz. Kürtlerin ARİ olup, Ermenilerle akraba olduklarına dair Komünist PKK’lıların elinde böyle bir belge yoktur. Fransa Kürdoloji Enstitüsünün yalanları ile hareket ediyorlar.
           Hıristiyan Dünyası, kasıtlı olarak Kürtleri, Hint ARİ ırkına bağlamaktadır. Ermeniler de ARİ’dir diyor. Öyle ise Ermenilerle Kürtler akrabadır diyor. Bu sözde sahte ve zoraki, ısmarlama akrabalık bağlarından dolayı PKK ve ASALA işbirliği yapmaktadır. Bazı Kürtleri de böylece ikna ediyorlar. ARİ’lik bir soy, boy veya ırk değildir. AR, Farsça bir kelimedir, ATEŞ manasına gelmektedir. ARİ deyince, Ateşe Tapanlar demek oluyor. Ateşe tapmak bir inanışı gösterir, bir soyu veya ırkı ifade etmez. Buna Mecusilik de denilir. Her milletin, Ateşe tapanları, Hristiyanları, Musevileri, Putperestleri, Yezidileri olabilir. Bir dine inanlar, aynı soydan geliyorlar tezi yanlış olduğu gibi, ARİ’lerin tamamı da bir soydan gelmezler. Bir zamanlar dünyanın tamamı “Şamani” idi, öyle ise “Şamaniler” aynı soydandır denilebilir mi? Bu Ermeni ile Kürt akrabalığı işte böyle bir yutturmacaya dayanmaktadır. Bıkmadan, usanmadan bu durumun propagandistler tarafından Kürtlere anlatılması gerekir. Gerekirse Doğuda, gerekirse Avrupa’da bu konuda sempozyumlar düzenlenmelidir.
   Dolayısı ile Kürtler kendi aralarında birbirlerini GURMANÇ diye ifade ederler. GUR+MANç’ların da GUR Boylarından olduğunu anlıyoruz. Çünkü başına GUR ünvanını almıştır. GURCU-GÜRCÜ’lerde de GUR ünvanı başa gelmiştir. UyGURlarda da GUR ünvanı sona gelmiştir. UR, GUR, GURT, KURT, KURTÇA, KÜRTÇE’nin de aynen GUR kökünden geldiğini görmekteyiz. Diğer Türk Boylarının GUR sadece ünvanı aldıklarını, fakat GURMANÇ’ların ve GURCU’ların direk GUR adını aldıklarını ve halen koruduklarını görüyoruz.
   Gurmanç veya Kurmançların GURANİCE konuştuklarını Marksist Ermeni PKK’lılar da kabul etmektedirler. Ancak hedefi GUR meselesinden saptırmak için GURANİCE yerine GORANİCE konuştuklarını ifade ederler. Kürtçe GUR, KURT demek, GORA, çorap demektir. Kürtler Çorapça konuşmadıklarına göre, GURANİCE konuşacaklardır elbette. GURANİCE konuşmak demek KURT DİLİ İLE KONUŞMAK demek olduğuna göre, bunu kısaltacak olursak; KURTÇA konuşuyorlar demek daha doğru olur. Peki KURTÇA ile KÜRTÇE arasında yazılış ve mana bakımından ne fark vardır? Sadece (U,Ü) harflerinin noktalarının yer değiştirmesinden ibarettir. Bu da manayı değiştirmez. Büyüklerimiz; Biz Kürtler, bundan 80-100 yıl önce yaylalardan, dağdan inerken, yerleşik olanlar bize; “Kurtlar geliyor” derlerdi. Gurmançlara daha önceleri KURTLAR denildiğini anlıyoruz. Daha sonraları KÜRTLER olduğunu düşünüyoruz. Soranice Kürt lehçesi değildir. Soranice, Süryanicedir. Sami dillerindendir ve Soraniler Hıristiyan, Gurmançlar Müslümandır. Kürtler Süryanice diyemedikleri için, telaffuz zorluğundan dolayı Soranice diyorlar. Böylece Süryanileri, Ermenileri zoraki Kürtlere akraba yapmak istiyorlar.
   GURANİCE(Kurtça-Kürtçe) kelimelerden, Arapça, Farsça, Latince, Süryanice, İbranice kelimeleri çıkardığımızda Kürtlerin, Hz. İsa’nın doğumundan 3000 yıl önce konuşulan “Ana Türkçe” yi halen muhafaza edip konuştuklarını görmekteyiz.  Bu kelimelerden örnek verecek olursak; Kürtçe, yani başka deyişle Kurtça Kurbağa’ya “BAK” diyoruz. Kaşgarlı Mahmut’un Divanında; “BAKA” diyor. Anadolu Türkleri; “KURBAKA(kurbağa)” diyorlar. Kürtler derin manasına “KUR” diyorlar, Türkler sadece ÇU ekleyerek ÇUKUR diyorlar. Sümerler de Cehennem Çukuruna “KUR” diyorlar. Kürtler çabuk manasına “ZU” diyorlar, Kazak Türkleri “ZUDLİK” diyorlar. Kürtler Ben yerine “MI, MIN” derken, Azeriler “MEN”, Uygurlar; “MIN” Anadolu’daki Türkler “BEN” diyorlar. Kürtler Et için “GOŞT” diyorlar, Özbek ve Uygurlar da “GOŞT” diyorlar. Yine Kürtler ovaya “DAŞT” derken, Özbekler de “DAŞT” diyorlar. Anadolu’daki köylü Türkler “DEŞT” diyorlar. Kürtler iğneye “DARZİ” derken, Türkler iğneyi kullanana “TERZİ” diyorlar. Kürtler vatan yerine “VELAT” derken, Türkler “İL” kökünden hareketle bazı Arapça ekler ekleyerek; “İL, VİL, VELAT, VİLAYET” demektedirler. Bu kelimeleri çoğaltmak mümkündür. Böyle Türklerle-Kürtlerin ortak kullanmış oldukları 5000 den fazla kelimeye ulaşmış durumdayım.
             Şerename’de “Kürt Oğuznameleri”nden söz eder. Bizde “Oğuz Kürt Boylarını” ele alıyoruz. Urfa’da Badıllı(Beydili), Adıyaman’da Kovi(Kayı), Nizip Barak’ta Bayındır Kürdü ve Kürdülü, Urfa’da Döğer Kürdü, Siverek’te Karakeçili Kürdü’dür. Tarihçiler, bu boyların Türkmen olup, sonradan asimile olarak KÜRTÇE’yi öğrendiklerini yazmaktadırlar. Aslında kimse asimile olup, kimsenin dilini öğrenmedi. Çünkü Kürtler, tarihte çok ezici büyük bir medeniyet kurmadılar ki; başkalarını asimile etsinler. Kürtler zaten KURT BOYLARI oldukları için “Ana Türkçe’nin” Farisi bir Lehçesini koruyan boylardır. Sonradan bir dil öğrenmiş değillerdir.
    Sonuç olarak, Kürtler yani GURmançlar vardır ve onları inkar etmiyoruz. Ancak Türklerle aynı soydan, kandan ve candan gelmektedirler. Türk Soydur; Kürt(Kurt) bunun bir Boyudur. Kürtçe veya Gurmança vardır, onu da inkar etmiyoruz. Ancak GURmançca veya GURanice, başka deyişle Kürtçe veya Kurtça; Eski “Ana Türkçe’nin” bir LEHÇESİDİR diyoruz. Ne yazık ki, Lehçe ve Şivelerle eğitim görülemez. Bu nedenle Kürtçe Eğitimde başarılı olunamamaktadır. Çünkü tarihte Kürtçe’nin bir Alfabesi olmamıştır. Arapça, Farsça, Latince Alfabelerle eğitim vermeye çalışmaktadırlar. Ayrıca Aritmetik bir alfabesi de olmamıştır. Sayıların bir kısmı Latince’den, çoğunluğu Farsça’dan ve bir kısmı Arapça’dan alınmış rakam isimleridirler. Şerfehan, Şerefname’yi Kürtçe yazmak istemiş, ancak kelime yetersizliğinden dolayı yazamamış ve Farsça yazmaya karar vermiştir.
             Türk Devleti Nevruz’u sahiplenerek, PKK’nın elinden bölücülük silahını aldığı gibi, Türk Dil Kurumu da, GURanice’nin(Gurmançca), yani Kürtçe’nin, yani Kurtça’nın; “Ana Türkçe’nin” bir lehçesi olduğunu ilan etmeli, Tükçe’ye yeni kelimeler kazandırmalı, böylece dil kozunu da PKK’nın elinden almalıdır. 15.09.2008 Mehmet Demir ATMALI.  KAYNAK:
1-Frf. Dr. Faruk SÜMER. “Oğuzlar”
2-Edip Yavuz. “Tarih Boyunca Türk Kavimleri”
3-Dr. Mahmut RİŞVANOĞLU “Saklanan Gerçek”
4-Prf. Muazzez İlmiye ÇIĞ. “Kur'an İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki Kökeni.”
5-Mehmet  Demir ATMALI. “Kurtça Konuşan Kavimler”(yakında çıkacak)
6-(Prf. Dr. De Groot “Die Hunnen” adlı kitabı.
7- Şerefhan. “Şerefname”
8- Kaşgarlı Mahmut. Divan-ı Lügat-i Türk   
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
 

Bu sayfa 0.041 saniyede 23 sorgu ile oluşturulmuştur